BU GİDİŞ NEREYE
Raziye Kölgesiz

Raziye Kölgesiz

BU GİDİŞ NEREYE

11 Şubat 2019 - 22:31

Yine bir seçim, yine bir gerginlik, gereksiz hamleler, acımasız eleştiriler, …

Değerli Hemşerilerim; son yılı bu atmosferde geçirdik. Herkesin de siyaseten diyecek bir şeyleri hararetle savundukları fikirleri var. Ne güzel. Gerçi çoğu insan başkasının ağzıyla konuşuyor gibi ama olsun. Herkes kendine özgü bir fikir üretecek değil ya… Alıp başkasının fikrini satacak tabi ki… Kimi siyasi liderinin, kimi TV de dinlediği birinin, kimi kocasının, kimi babasının…

Etrafıma, konuşanlara bir bakıyorum, söylenenleri dinliyorum da, şu dünyada siyasetten anlamayan bir ben kalmışım gibi geliyor.

Gerçi fikir üretmek de öyle her yiğidin harcı değildir. “Bilgisiz fikir olmaz” bir kere. Bilgi sahibi olmak için de çokça okuyup dirsek çürütmek, araştırmak gerekir ki bu da yetmez bir de muhakeme yeteneği ve feraset de ister. Zor iş yanı, çok çalışmak gerekir. En azından yaşayarak tecrübe ettiğimiz konularda bir bilgi sahibi olabiliriz. Bunun için de iyiyi de kötüyü de çokça yaşamak, deneyimlemek lazım. Napoleon’ un tanımıyla; “Yaşayarak öğrenmek bedeli en yüksek öğrenme biçimidir.” Öyle kolay değil.

Ama en kolayı nedir?

Kendisi ve toplumu için iyi şeyler üretip ortaya koyabilmiş insanları acımasızca eleştirmek.

Güzel Buldan’ ımızın tüm değerlerine sahip çıkmak gerektiğini söyleriz hep.  En önemli değer, en önemli hazine insandır. İnsan hazinemize sahip çıkmaksak, hak ettiği itibarı göstermeyip de kendi insanımızın arkasından konuşanlara dur diyemezsek; en iyi ihtimalle o insanı mensubu olduğu bu güzel memlekete küstürürüz.  En büyük kayıptır aslında. Siyaset uğruna ve ya her ne uğruna olursa olsun insan değeri olan bir hemşerimizi küstürmek, kaçırmak bize sadece kaybettirir.

Bilhassa yerel seçimlerde ne zaman ki her türlü çıkar ve hesaplaşma bir yana bırakılıp “memleket menfaati” ortak paydamızda buluşursak o zaman kazanırız.

Aslında insanların birbirine sataşması, dedikodu yapması, kötülemesi, kandırması zeki, yaratılışca üstün kılınan biz insanoğlunun çoğunlukla sonradan öğrendiği davranışlardır. Devamı ve tekrarı önce kişisel iç huzurunu, sonra da toplumsal huzuru tehdit eder.

Dengeleri pamuk ipliğine bağlı bu siyaset ortamı, siyasi aktörlerin realiteden uzak sözleri, sorumsuz davranışları, hatta akıl almaz bir şekilde değişen siyasi tercihlerinin sonucudur kuşkusuz.

Geçtiğimiz günlerde New York Times’ da “Varlıklı ve yetenekli Türkler kitleler halinde ülkeyi terk ediyor” manşetiyle bir haber yayınlandı. TÜİK verilerine dayanarak Cumhurbaşkanlığınca yapılan açıklamada; “2017 yılında Türkiye'den göç eden vatandaşlarımızın 113 bin 326 kişi olduğu” açıklandı. Az mı? Elbette değil.

Bizim Buldan da ülkemize benzemiyor mu?

Sevgi ve saygılarımla

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Suzan Köksal
    9 ay önce
    Çok doğru söylüyorsunuz avukat hanım yürekten katılıyorum
  • Yavuz KAYAALP
    10 ay önce
    Sevgili Raziye Hanım. Buldan'ı terkedenlerle Türkiye"yi terkedenlerin. Sosyolojik benzerliğinin olduğunu sanmıyorum. Ama aslında araştırma ve kıyaslama yapmaya değer.

Son Yazılar