HER BULDANLI EFE DOĞAR
Raziye Kölgesiz

Raziye Kölgesiz

HER BULDANLI EFE DOĞAR

16 Mayıs 2018 - 19:16

Dünyaya gözlerini o güzelim Buldan’ da açmış bizler; büyük, köklü ve zengin bir kültürün içinde olduğumuzun farkına uzun zaman varamadık belki de… İlk kelimelerimiz ağzımızdan döküldü, konuşmaya başladık zamanla… Dilimiz Türkçe, ağzımız Ege idi. Ama kendimizi Buldan ağzı ile ifade ettiğimizi bilmiyorduk. Ta ki okul yıllarına kadar. Bense hala kendimi en iyi Buldan ağzı ifade edebiliyorum. Buldan ağzı farklıdır Ege’ninkinden.

Hatta öyle anlar var ki çocukken öğrendiğim sözcükler dışında beni ve düşüncelerimi ifade edecek başka bir kelime aklıma gelmiyor. Dikiz aynasında gördüğüm bir sürücü öyle tehlikeli manevralar yapıyordu ki ağzımdan : “ Çaynıklepduru, kaza yapcek! ”cümleleri dökülüverdi. Yanımdakiler benim beddua ettiğimi sandı. Bir hemşerimi gördüğüm anda farkına varmadan konuşmam Buldan ağzına dönüyor. Çok da iyi oluyor bence. Keyif alarak konuşuyorum.

Bilinçli ya da bilinçsiz olarak bizler Buldan kültürü, dili ve gelenekleri ile bugünkü bireysel, sosyal ve kültürel kimliğimizi, değer yargılarımızı oluşturduk. Toplumsal gelişmelerde de öze dokunmamak önemlidir. Özümüzü bozmadan kültürümüzü yaşatırsak kültürel kimliğimizi koruyacağımızı düşünüyorum.

Yöremizin tüm gelenekleri, inanışları, müziği, oyunları, giyim kuşamı, el sanatları, dili, edebiyatı yani “folkloru”; yaşamamız, yaşatmamız gereken en değerli mirasımızdır. Hele gurbet psikolojisi, içimizdeki iflah olmaz memleket sevdası bu mirası el üstünde tutma zorunluluğunu doğuruyor.

Biz de bu sevdayla geleneklerimizi geçmişte bırakmak yerine, yaşayıp bütünleşerek; yeni nesillere de miras bırakmak için yola çıktık yıllar önce. Şöyle yürekli, kahramanca, mağrur figürlerle güzel bir harmandalı oynayalım diye başladık çalışmalara. Harmandalının yüreği titreten melodisinin büyüsüne kapılıverdik hemen .

Zeybek için sahneye çıkan Halil Türker abimiz; kahraman, mağrur bir Efe edasıyla kollarını kaldırdığı an izleyenlerini büyülemişti bile… Aslında zeybek oynamak değildi, zeybek ruhunu yaşamaktı kollarını kartal gibi kaldırışı. Yere diz vurup meydan okurcasına güçlü, kararlı, ağır ağır ayağa kalkışı; yeri titreten adımlarla her dönüşü “Ben Halil Efe’yim!” demekti. Hele bir de zeybeğin duayeni Dr. Cengiz Çelikyurt abimizle bir sahneleri vardı ki; kimse o güne kadar böyle büyük Efelerden böyle şahane bir Kerimoğlu zeybeği izlememiştir.

Ahmet Bektaş kardeşimiz : “ 40 yaşıma kadar hiç kolumu kaldırıp oynamadım, şimdi yüksek lisans derslerimden kaçıp geliyorum, kendimi zeybekte buldum.” diyor. Hele bir de Ödemişli Nevin Şahan, Denizlili Nermin Kurt, Muğlalı Dr. Gülseren Polat hanımlar var ki; Harmandalı, Çökertme, Tavas, Kerimoğlu, İnceoğlu, Muğla Kadıoğlu, Yağar Yağmur da tam bir KADIN EFE kesiliyorlar. Öyle bir motivasyonları vardı ki benimle birlikte Buldanlı Av. Melda Solmaz hanım da etkilendi elbette. Daha derslere yeni başlamıştı ki bir baktım en ağır zeybekleri oynuyor.

Kadın zeybeklerini bir de Buldanlı Hatice Gökel hanımdan izlemek lazım. Her hafta arkadaşlarımı izlerken yaşadığım mutluluğu Buldan’dan çocuklarımızın ve gençlerimizin gösterilerini izlerken de kat kat yaşadım. Çocuklarımızı, öğretmenlerini, ailelerini candan kutluyorum. Ankara’ da Hülya Algan-Rafi Özyurt çifti, halk oyunlarında çığır açtılar.

Ben şahsen kendilerinin hayranıyım. Sadece zeybeği değil, güzel ülkemin her yöresine ait halk oyununu sevgiyle kucaklamışlar.

Zeybek çalışmalarımızda 5. Dönemi tamamlamak üzereyiz. Çok emek verdik, kan ter içinde saatlerce çalıştık ama hiç yorulmadık, eğlendik, coştuk. Mutluyduk; çünkü biz ekmeğimizi de bölüştük. Buldan yemeklerinin damağımızda bıraktığı tat; zeybeğin ruhumuza kattığı gurur kadar büyüktü.

Buldan’ımıza özgü “Et aldım elim yağlı ve Sepetçioğlu gibi kadın oyunlarını bilen hemşerilerim bir video olarak bize bu oyunları gönderebilirlerse bu oyunları derleyip icra etmek istiyoruz. Şimdiden teşekkür ederim.

Abim Av. Alaittin Kölgesiz bize böyle kutsal bir yol açtı, birlikte bu yola girdik. Bizi her zaman, her alanda tüm gücüyle destekledi. Bizlere çalışmalarımız için kapılarını sonuna kadar açan, her imkanı sunan Karahallılar Vakfının önceki Başkanı Sayın Bekir Sağsöz’e, yeni dönem Başkanı Sayın Şeref Özyurt Bey’e, Sn. Mehmet Çolak ve Osman Tufan abiye, yine yıllardır bizi eğiten, artık aileden biri olan sevgili hocamız Levent Ketenci’ ye, eşine, ayrıca; bugüne kadar bizimle çalışmış, her dönemle bizimle olmuş isimlerini tek tek yazmak mümkün olmayan bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.Av. Raziye Kölgesiz

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Çamalan İbrahim
    1 yıl önce
    Buldan bir yaşam biçimi bir şehrin parçası olmaktan ziyade o şehrin kültür değeridir tebrikler

Son Yazılar