İSTİKLAL MARŞI ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY
Yasin Yıldız

Yasin Yıldız

İSTİKLAL MARŞI ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY

23 Aralık 2020 - 00:33

     Saygıdeğer Okuyucularım!

      Allah’ın selamı, rahmeti, mağfireti ve afiyeti üzerinize olsun. 2020 yılının son demlerini yaşadığımız bu günlerde aynı zamanda 27 Aralık Pazar günü Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un vefat yıldönümünü de idrak edeceğiz. İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif, hem devletin hem de milletin şairidir. Çanakkale Destanının şairi olan Mehmet Akif, aynı zamanda bir Kur’an şairidir. Topluma mâl olmuş, toplumun malı olmuş şiirlerin şairidir Mehmet Akif. Sanatı sanat için değil, toplum/millet için yapmıştır Vatan Şairi Mehmet Akif. Hikmeti şiirine katık eden Mehmet Akif, toplumun kanayan yaralarına merhem olmaya çalışmıştır. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler ışığında verdiği vaazlarla Milli Mücadele’nin en önemli destekçisi olmuştur. Türk gençliğine miras olarak bıraktığı eseri ise Safahat isimli şaheserdir. Safahat isimli kitabı yedi bölümden oluşmaktadır. Sırasıyla söyleyecek olursam şöyle sıralayabilirim: Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Asım ve Gölgeler.

      1873 yılında İstanbul-Fatih Sarıgüzel semtinde doğmuştur Mehmet Akif. Babası İpekli Temiz Tahir Efendi’dir. Annesi aslen Buhâralı Emine Şerife Hanım’dır. Halkalı Baytar Mektebini bitirerek baytarlık vazifesi yapmıştır Anadolu’nun muhtelif yerlerinde. Bir yandan da edebiyatla meşgul olmuş, şiirler kaleme almıştır. Osmanlı’nın çöküşüne şahitlik etmiş, Balkan Harbi ve I. Cihan Harbini yaşamıştır. Bulgar, Yunan, Karadağ ve Sırpların Rumeli’de nasıl bir vahşet yaptıklarını anlatır Hakkın Sesleri bölümünde. Düşmanlara karşı zaferin ise vahdet yani birlik ve beraberlik sayesinde kazanılacağını vurgular. İstiklâl Harbi yıllarında ise şu hatırasını dile getiriyor Millî Şairimiz: I. Cihan Harbi yıllarında vazife icabı Viyana’ya gittim. Orada bulunduğum esnada Filistin Cephesinde Osmanlı kuvvetleri yenilmişti.  Müslümanların ilk kıblesi Kudüs İngilizlerin eline geçmişti. Osmanlı’nın müttefiki olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda yaşayan halk kutlamalar yapıyor, evlerini donatıyor ve şenlikler düzenliyordu. Müttefik olan Avusturyalıların bu duruma bizim kadar üzülmeleri gerekirken din duygusu ağır basmış ve bu duruma çok sevinmişlerdi. “Tek Müslümanların elinde, Türklerin elinde kalmasın da hasmımız da olsa dindaşımız olan İngilizlerin eline geçsin” diyerek eğlenceler tertip etmişlerdi. Bize de şu mesajı veriyor Kur’an Şairi: Müslümanlar birbirini kardeş bilmelidir. Namaz, hac, zekât, oruç, Kelime-i Şehadet, aynı kıbleye yönelme Müslümanları birbirine bağlar. Müslümanları bir arada tutan din bağıdır. Mü’minleri bir arada tutan din râbıtası ihmale gelmez. Şayet dini terk ederse Müslümanlar cezası öteki dünyaya kalmaz, daha bu dünyada çekmeye başlarlar cezasını.

      Rabbimiz ve Yaratıcımız birdir. Hepimiz Âdem babanın ve Havva ananın çocuklarıyız. Aynı peygamberin ümmetiyiz. Kur’an-ı Kerim hepimizin kitabıdır. Dinimiz İslâm birdir. Ezanımız ve mabetlerimiz birdir. Beklenti ve çekincelerimiz birdir. Allah’ın nimetlerinden birlikte istifade ediyoruz. Vatanımız, bayrağımız ve devletimiz bir. Aramıza bölücülüğü, ayrımcılığı, mezhepçiliği ve tefrikayı sokmamalıyız. Düşmanları sevindirmek yerine kenetlenerek bir ve beraber olmalıyız. İman şairimizin deyimiyle girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. Sen! Ben! Desin efrad aradan vahdeti kaldır, Milletler için işte kıyamet o zamandır! (efrad: fertler, şahıslar)

      Sözlerimi burada noktalarken vakit ayırıp makalemi okuduğunuz için teşekkür ediyorum. İslam Şairi’nin şu mısralarıyla sözlerimi tamamlıyorum. Allah’a emanet olun!

Ne Kürt elifbayı sökmüş, ne Türk okur, ne Arap;

Ne Çerkezin, ne Lazın var bakın, elinde kitap!

Hülasa, milletin efradı bilgiden mahrum.

Unutmayın şunu lâkin: < Zaman: Zaman-ı ‘ulûm! >

 23.Aralık.2020 / Yasin Sadettin YILDIZ

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar